






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>APAMEIA Journal, Yıl 2025 Sayı 2-2</title>
    <link>https://apameiajournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3875</link>
    <description>APAMEIA Journal</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Kuzey ve Güney Kıbrıs Basınında İdeolojik Söylemler Üzerine Nitel Bir Analiz: Ersin Tatar–Fidias Röportajı Örneği”</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88032</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88032</guid>
      <author>Emel Yılmaz    </author>
      <description>Bu çalışma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile Kıbrıslı Rum Avrupa Parlamentosu üyesi ve internet fenomeni Fidias Panayiotou arasında 2025 yılında gerçekleştirilen ve hem Kuzey hem de Güney Kıbrıs’ta yoğun tepkilere yol açan röportajı incelemektedir. Çalışma, siyasal iletişim çerçevesinde, ulusal söylemlerin farklı ideolojik konumlar üzerinden nasıl yeniden üretildiğini ve sosyal medyanın bu süreci nasıl pekiştirdiğini ele almaktadır. Niteliksel yöntemler arasında yer alan eleştirel söylem analizi ile yürütülen araştırmada, ideolojik olarak farklı çizgilere sahip dört gazete incelenmiştir: &lt;em&gt;Haravgi &lt;/em&gt;(Güney Kıbrıs, sol), &lt;em&gt;Kathimerini Cyprus/Knews &lt;/em&gt;(Güney Kıbrıs, sağ), &lt;em&gt;Kıbrıs Gazetesi &lt;/em&gt;(Kuzey Kıbrıs/Türkiye, sağ) ve &lt;em&gt;Havadis &lt;/em&gt;(Kuzey Kıbrıs, sol/merkez-sol). İnceleme, röportajın duyurulduğu ve yayımlandığı 1&amp;ndash;8 Temmuz 2025 tarihleri arasında söz konusu gazetelerde çıkan toplam 15 haber üzerinden yapılmıştır. Ayrıca bu haberlerde kullanılan başlıklar ve görseller de analize dahil edilmiş; en az 5 görsel üzerinden söylemin görsel düzlemde nasıl kurulduğu tartışılmıştır. Bulgular, aynı olayın bu gazetelerde ideolojik eğilimlere göre farklı biçimlerde çerçevelendiğini ortaya koymaktadır. Sağ eğilimli yayınlar ulusal kimlik, meşruiyet ve karşıtlık vurgularına yoğunlaşırken; sol eğilimli yayınlar diyalog, barış, demokratik katılım ve kutuplaşma riskine dikkat çewkmiştir. Sonuç olarak, sağ ideolojiye sahip gazetelerin haberlerinde geliştirilen söylemler daha çok ulusal duruş ve meşruiyet çerçevesinde yansıtılırken; sol ideolojiye sahip gazetelerin haberlerinde ortaya çıkan söylemler barış, müzakere ve demokratik katılım vurgusu ile öne çıkmıştır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>From Individual Development to Organizational Success: The Role of Mentoring Programs</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88056</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88056</guid>
      <author>Meri TAKSİ DEVECİYANBurçin ATASEVEN DOĞRU  ,Osman OZKARA  </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gastronomi ve Aşçılık Öğrencilerinin “Yeşil Gurme” Kavramına İlişkin Bilişsel Yapılarının Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) ile İncelenmesi</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87894</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87894</guid>
      <author>Oğuz Doğan Batuhan Gürs  </author>
      <description>Bu çalışma, “yeşil gurme” kavramına ilişkin gastronomi ve aşçılık öğrencilerinin bilişsel yapılarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Antalya Bilim Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile Aşçılık bölümlerinde öğrenim gören 73 öğrenciyle yürütülmüştür. Veriler Kelime İlişkilendirme Testi (KİT) yöntemiyle toplanmıştır. Katılımcılardan “yeşil gurme” kavramına ilişkin çağrışımlar ve kavramla bağlantılı bir cümle yazmaları istenmiştir. Bulgulara göre, öğrenciler toplamda 201 farklı kelime çağrışımı üretmiş olup, bunlar içerik benzerliklerine göre 15 tema altında sınıflandırılmıştır. En çok tekrarlanan temalar sebze-baklagil (n=88), yiyecek-içecek (n=58), doğa-bitki (n=51) ve profesyonellik-uzmanlık (n=49) olarak belirlenmiştir. Katılımcıların büyük çoğunluğu kavramı bitkisel temelli beslenme, doğallık ve sağlık gibi yüzeysel anlamlarla ilişkilendirmiş, sürdürülebilirlik, çevresel sorumluluk ve yeşil kalkınma gibi daha derin boyutlara sınırlı ölçüde değinmiştir. Ayrıca, 49 katılımcının kavram yanılgısı içeren, 9 katılımcının ise yüzeysel bilgiye dayalı cümleler kurduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin “yeşil gurme” kavramını genellikle “vegan” veya “vejetaryen” kimliklerle eşdeğer gördüklerini ve kavramın sürdürülebilir gastronomiyle olan ilişkisini yeterince kavrayamadıklarını göstermektedir. Bu bulgular, kavramın literatürde “sürdürülebilir gurme turizmi” olarak tanımlanmasının daha uygun olabileceğini ve bu içeriğin gastronomi eğitimi müfredatına dâhil edilmesinin öğrencilerin sürdürülebilirlik farkındalığını güçlendireceğini ortaya koymaktadır.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Uygulama Mutfaklarında Gıda Güvenliği ve Hijyen Davranış Tutumu Üzerine Bir Araştırma</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88068</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88068</guid>
      <author>Cihan YILMAZÖzlem KARATAŞ  ,Muhammed Eren MASAT  </author>
      <description>This study aims to examine the attitudes and behaviors of students receiving training in university practice kitchens regarding food safety and hygiene practices. A quantitative research design was employed, utilizing a survey questionnaire as the data collection instrument. The surveys were administered to culunary program students at foundation universities in Istanbul. Ethical approval was obtained from the university’s ethics committee in 2022. The participants’ levels of awareness, attitudes and behavioral tendencies concerning hygiene practices were analyzed. The collected data provide insight into the current state of hygiene education in practice kitchens and help identify areas for improvement. The study seeks to contribute to the development of educational programs aimed at enhancing food safety awareness. As a result of the research, it was determined that students generally exhibit positive attitudes toward food safety and hygiene. When the findings of the study were analyzed in relation to demographic variables, it was concluded that attitudes toward food safety significantly differed based on age and gender. In particular, it was found that awareness of food safety was higher among younger individuals. Additionally, male students were observed to display more positive attitudes on this issue compared to female students. When attitudes toward hygiene behavior were examined in relation to demographic characteristics and type of high school attended, it was found that age and gender did not lead to significant differences. However, a statistically significant difference was identified based on the type of high school. Accordingly, students without a vocational high school background exhibited higher levels of hygiene-related attitudes, whereas those who graduated from vocational high schools were found to have lower levels of hygiene behavior attitudes.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Genetik Hastalık Tanı Laboratuvarlarında İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Risk Yönetimi Üzerine Etkisi</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88689</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88689</guid>
      <author>Vedat Caner  </author>
      <description>This study investigates the critical influence of occupational health and safety (OHS) training programs on objective risk management outcomes among personnel working in genetic disease diagnostic laboratories. These specialized environments pose unique challenges, including exposure to complex biological agents, mutagenic chemicals, and high-energy equipment like thermal cyclers and sequencing machines. A cross-sectional survey was meticulously conducted among 60 laboratory personnel from 10 different diagnostic centers located in Istanbul, Turkey, utilizing a structured, validated questionnaire. The instrument focused on measuring training participation history, self-reported adherence to specific safety protocols, and proactive incident reporting behaviors. Data analysis, incorporating Pearson correlation, linear regression, and independent samples t-tests, revealed a substantial positive correlation. Personnel who had received formal, structured OHS training reported significantly higher comprehensive risk management scores (Mean=5.92, SD=0.48) compared to their untrained counterparts (Mean=4.78, SD=0.67; p&lt;0.001). Moreover, the regression model indicated that training participation accounted for a substantial 42.3% of the variance in measured risk management performance (R&amp;sup2;=0.423, p&lt;0.001). In conclusion, these robust findings confirm that integrating mandatory, specialized safety education into continuous professional development is essential for ensuring stringent compliance, fostering a proactive safety culture, and mitigating occupational risks within high-risk genetic diagnostic settings.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


