






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>APAMEIA Journal, Yıl 2026 Sayı 3-1</title>
    <link>https://apameiajournal.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=4164</link>
    <description>APAMEIA Journal</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Azerbaycan-İran İlişkileri (1991-2025)</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=94513</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=94513</guid>
      <author>Khayal MAHMUDOV   </author>
      <description>Azerbaycan ve İran İslam Cumhuriyeti, ortak tarih, kültür ve dine mensup iki ülkedir. Aynı zamanda 765 km kara sınırları bulunmaktadır. Yaklaşık 25 milyonun üzerinde Azerbaycan Türkü, İran’ın Tebriz şehri başta olmak üzere farklı bölgelerde yaşamaktadır.Bu faktör, iki ülkenin de ilişkilerini ve birbirlerine karşı uyguladıkları politikaları etkilemektedir. İki ülkenin de çok ortak yönleriözellikle iki ülkeyi de birbirilerine bağlayan pek çok faktörlerin bulunmasına rağmen, günümüzde iki ülkenin de mevcut ilişkisirekabet ekseninde sürmektedir. Özellikle 2010-2019 yılları arasında Azerbaycan ve İsrail arasında ilişkiler gelişmiş ve farklı alanlardaiş birlikleri yapılmıştır. Bu durum, İran İslam Cumhuriyeti tarafından güvenlik tehdidi olarak algılanmaya başlamıştır. İran,kendi sınırında özellikle Batılı ve İsrail aktörlerinin bulunmasına şiddetle karşı çıkmaktadır. Azerbaycan’ın İsrail ile mevcut ilişkisi,İran ile Azerbaycan’ın ilişkisinde gerilimin artmasına neden olmuştu. Buradan yola çıkarak, 27 Eylül 2020 yılında başlayan İkinciKarabağ Savaşı’nda Azerbaycan’ın zaferi ve İran İslam Cumhuriyetinin gizli bir şekilde Ermenistan’a destek sunması, ilişkilerindaha da gerilemesine neden olmuştur. İran’ın İkinci Karabağ savaşında Ermenistan’a destek vermesinin temel hedefi, AzerbaycanCumhuriyetini zayıflatmaktı. Dolayısıyla İkinci Karabağ Savaşı, İran ve Azerbaycan ilişkilerinde bir kırılma noktası olmuştu. 2021yılına girildiğinde iki ülke arasında ciddi gerilimler yaşanmaya devam etmiştir. Özellikle 2020 yılındaki İkinci Karabağ Savaşı’ndakidurumlardan dolayı gerilim tırmanış göstermiştir. Fakat iki taraf da bu gerilimin çıkarlarına uymayacağına öngörerek ilişkileri işbirliği üzerinden dengelemeye çalışmıştır. Özellikle enerji alanlarında iş birlikleri yapılmıştır. Bu iş birliği gerginliği azaltmıştırama iki taraf da dost bir ülke olmamıştır. Çünkü iki taraf da güven sorunu yaşamaktaydı. Dolayısıyla Azerbaycan ve İran ilişkileri1991 yılı sonrası rekabet eksenli bir seyir izlemiştir. Sonuç olarak, Azerbaycan ve İran İslam Cumhuriyetinde gerilim zaman zamanyaşanmıştır fakat doğrudan karşı karşıya gelmemişlerdir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Impact of Artificial Intelligence and Social Innovation on Administrative Decision-Making in Jordan</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87563</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=87563</guid>
      <author>Mohammad Amjad Saleem Al KurdiEda Evla Mutlu   </author>
      <description>While previous studies have examined the impact of artificial intelligence (AI) on decision-makingprocesses across various industries, there remains a lack of a thorough understanding regardinghow AI, in combination with social innovation (SI), influences administrative decisions&amp;mdash;particularlywithin the context of developing economies. This research explores the combined predictive effectsof AI and SI on administrative decision-making within Jordan’s telecommunications sector. Utilizinga quantitative, cross-sectional research design, data was collected through a structured surveyadministered to 319 managers across three major Jordanian telecom companies. To evaluate the predictiverelationships and test the structural paths between the latent constructs, Structural EquationModeling (SEM) was conducted, complemented by preliminary correlation analysis. The findingsrevealed strong, significant positive effects, indicating that the integrated adoption of AI and SI significantlyenhances the administrative decision-making process in these organizations. Consequently,this study recommends providing targeted financial and technical support to telecom companies andtheir employees to expand the application of AI and SI, which will serve to strengthen organizationalstructures and overall decision-making efficacy.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Dış Politikasında Balkanlar: Değişim ve Dönüşüm</title>
      <link>https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=94593</link>
      <guid isPermaLink="true">https://apameiajournal.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=94593</guid>
      <author>Aykut KARAKUŞ   </author>
      <description>&lt;p class="p1"&gt;Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve sistemik tehdit algılarının ortadan kalkmasıyla, Türk dış politikasında kimliksel arayışlar ve proaktifyönelimler ön plana çıkmaya başlamıştır. Bölgesel güç boşluğu; Yeni-Osmanlıcılık, Avrasyacılık ve İslamcılık gibi dış politikatasavvurlarını gündeme getirmiştir. Bu süreçte Türkiye, Balkan devletlerinin bağımsızlık ve liberalleşme süreçlerini desteklemiştir.Balkan devletlerinin uluslararası örgütlerle (NATO, AB ve İKÖ) entegrasyonunda sorumluluk üstlenen Türkiye, lider düzeyindegeliştirilen söylemlerle tarihsel-kültürel bağlara dikkat çekmiştir. Bu doğrultuda Türkiye’nin Balkan politikası yumuşak güç eksenindeşekillendirilmiştir. Özellikle TİKA, TÜRKSOY, KEİ ve TRT Avrasya gibi kurumlar aracılığıyla bölgesel etkileşim artmış,öğrenci değişim programları ve kültürel iş birlikleri teşvik edilmiştir. 1990’ların ortalarından itibaren ise Balkan devletleriyleSerbest Ticaret Anlaşmaları imzalanmıştır. Bu doğrultuda gelişen ekonomik ilişkiler siyasi ve kültürel ilişkilere de yansımıştır. Buderinleşme süreci 2002 sonrasında ise turizm başta olmak üzere eğitim ve sosyo-kültürel alanlardaki ilişkilerin geliştirilmesine pozitifetkide bulunmuştur. Bu çalışma, Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye’nin Balkanlar politikasındaki dönüşümü neofonksiyonalizm(spill over-yayılma) ve inşacılık kuramları çerçevesinde; kantitatif verileri analitik-açıklamacı bir yöntemle inceleyerek elealmayı amaçlamaktadır. Çalışmada, Serbest Ticaret Anlaşmaları’yla ivme kazanan iktisadi ilişkilerin; zamanla eğitim, turizm vekültürel diplomasi alanlarına sıçradığı varsayılmakta ve ekonomik ilişkilerin sosyo-kültürel alandaki derinleşmenin ana belirleyicisiolduğu ileri sürülmektedir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


